reklamlar

haberler

manşet haberler

Personel Sağlık Personeli Sağlıkçılar PersonelSaglik.NET

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Oruç Nasıl Tutulmalıdır? Ramazan'da Sevap Nasıl Kazanılır?

Ramazan'da Oruç Tutmak Ne Demektir?

Allah'ın bize rızıkları verdiğinin bir tasdikidir. İnsan, rızıkları Allah'ın verdiğini oruç tutarak kabul etmiş olur. Nasıl namazı kılan birisi, Allah'a hamd ediyor ve imanını tazeliyorsa, oruç tutmakta Allah'a inanmanın bir göstergesidir. Malın gerçek sahibi Allah'tır, fakirlere sadaka veriyorsak yine Allah'a olan inancımızı gösterir.

Oruç'ta aynen böyle bir ibadettir....

Ramazan'da Nelerin Farkına Varıyoruz?

Kendi vücudumuzun acizliğinin farkına varıyoruz. Yediğimiz yiyeceklerin, içtiğimiz içeceklerin değerini anlıyoruz. Bir de insanın fakir olanlar ile empati kurmasını sağlayan bir aydır. Ramazan, Allah'ın en çok anıldığı aydır. Her yerdei Ramazan ayında Allah anılıyor. Allah'ın anılması çok temel bir ibadettir. Ramazan ayında, Allah'a daha yakın bir şekilde hayat sürüyoruz. Ramazan, Kuran'ın indirildiği aydır. 

Caner Taslaman, konuşmasına Kuran'ın sıfatlarını belirterek son verdi...

Sahurda Ne Yemeliyiz?

Sahur önemlidir, çünkü tüm gün boyunca sahurda yenen yemekler kullanılır. Protein içeriği fazla gıdalar, midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirdikleri için tercih edilmelidir. Aynı zamanda tokluk hissi de sağlayan bu besinler, sahurda unutulmamalıdır. Yumurta, yoğurt, süt ve peynir gibi gıdalar; sahur için ideal seçimler arasındadır. 

Hakarayan, sahurda börek ya da iftardan kalma yağlı yemekler tüketmenin, sindirim güçlüğüne ve mide rahatsızlığına neden olduğunu söyledi. Ramazan sırasında sahurda yenilen hamur işleri, kızartmalar vb. yiyecekler gece yatmadan önce yenilip yatıldığı için sabah kalkınca midede ağırlık, ekşime, yanma hissedilmesine neden olur.

Metobolizmamız gece yavaşladığı için gece yenilen yemeklerin vücudun yağlanmasını artıracağı unutulmamalı. Bu durumu engellemek için sahurda hiç yemek yememe yerine sütlü veya sulu çorbalar, kahvaltı türü yiyecekler tercih edilmelidir. Sahurda mideyi daha geç terk eden, kan şekerini çok hızlı değiştirmeyecek besinler tercih edilmeli. Zira protein içeriği yüksek olan besinler midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirir. 

Yaz aylarında uzun süre oruç tutacağımız için, daha tok kalmamız gereken besinler tercih etmeliyiz.

KARDEMİR’DE FIRIN ÇÖKTÜ, DEMİR TÜCCARI İSYANDA

KARDEMİR A.Ş bilindiği üzere yayınladığı satış fiyatları üzerinden kütük demir ve inşaat demiri satışlarını yapmaktadır. KARDEMİR’in son satışlarından sonra Demir tüccarlarına yaklaşık 100 Bin ton inşaat demiri, haddecilere ise yine yaklaşık 250 Bin Ton kütük demiri borcu bulunuyor.

Bu alımlar demir fiyatlarının hızlı yükselişi döneminde yapılmış, hem demir tüccarlarının, hem de bazı haddecilerin dikkatlerini çekmişti.

Neden mi?

Çünkü yönetimde bulunan haddeci şahısların halen hem inşaat demirinde, hem de kütük demir satışlarında ön alım hakları devam etmekteydi. Fiyatların her yükselişinde ön alım hakkı bulunan KARDEMİR Yöneticileri yüklü alımlarla diğer müşterilerin tonajlarını azalttırmakta ve siparişlerin önüne geçmekteydiler.

VE FIRIN ÇÖKTÜ İSYAN BAŞLADI…

Geçtiğimiz hafta Cuma günü KARDEMİR Satış departmanı inşaat demir fırınının çöktüğünü ve yaklaşık 20 gün inşaat demir siparişlerini teslim edemeyeceklerini açıkladı. Demir tüccarları bu açıklamaya tepki göstererek, isyan edip, KARDEMİR Satış Müdürlüğünü telefon ile faks yağmuruna tuttular. Demir tüccarları “Demir fiyatları yükselirken, yöneticilerinizin şirketleri ön alım hakkı nedeniyle yüklü alımlarla önümüze geçiyorlar, fiyatlar düşerken de bu tür oyunlara mı başvuruyorlar?

DEMİR TÜCCARLARI SİPARİŞ TESLİMİ İÇİN “İHTARNAME” ÇEKMEYE HAZIRLANIYORLAR

KARDEMİR A.Ş, geçtiğimiz ay piyasaların pek rağbet etmediği 18 – 32’lik inşaat demiri çekmiş ve tam sıra siparişlerin teslimine gelince “Fırın çöktü” diye açıklama yapmıştı.

Yaklaşık 100 Bin Ton’a yakın inşaat demiri teslim etmesi gereken KARDEMİR’e şimdi Karabük ve şehir dışından sipariş bağlantısı yapan ve çeklerini veren tüccarlar ihtarname çekmeye hazırlanıyor. Tüccarlar “Ya bağlantısını yaptığımız siparişlerimizi teslim etsinler, ya bize kütük demir versinler biz kendimiz üretim yapalım yada çeklerimizi ötelesinler” diyorlar. Tüccarlar bu taleplerini içeren bir ihtarnameyi KARDEMİR A.Ş’ye çekmek üzere avukatlarına da talimat verdiği söyleniyor.

“Bizim inşaat demirlerimizi kütük demir olarak versinler biz işletelim. Çünkü alımlarımızı 1.620 TL/Ton bandında yaptık. Bu gün ise inşaat demir fiyatları 1.450 TL/Ton bandında. Bu fiyatlardan piyasadan demir alıp, teslimlerini yapsınlar. Satış politikası gereği KARDEMİR sözünde dursun ve piyasaya karşı güven kaybetmesin.” diyen tüccarlar da mağduriyetlerini her platformda bildiriyorlar.

MADALYONUN ARKA YÜZÜ…

Yaptığı satışlarla piyasaya borcu olan KARDEMİR A.Ş, inşaat demiri satışındaki 100 Bin tonda şirket yöneticilerinin çok cüzi alacaklarının kaldığı bilinmekte. Fakat KARDEMİR’in yaptığı satışla borcu olan 250 Bin Ton kütük demir satışında yüklü miktarda yöneticilere olduğu yine herkesçe bilinmekte. Karabük’teki bir haber sitesi, KARDEMİR Yönetiminin haksız uygulamalarına karşı uzun yıllardır mücadele veren Murat Orhan’ın Facebook hesabındaki paylaşımını değerlendirmesinin ardından, KARDEMİR’deki bir yetkilinin, inşaat demiri haddesinin tuğlalarının iki senede bir değişmesi gerektiğinin itirafını yapmıştır. Bundan da anlaşıldığına göre, fırının çökeceği geçmişten bilindiği gerçeği de ortaya çıkmış oluyor.


Murat Orhan ise bu sürecin ardından KARDEMİR A.Ş’ye hitaben “Basiretli tüccar da şu oldu, bu oldu olmaz. İnşaat demirini satışa çıkarken açıklayacaksın. Bakkal dükkanı mı yönetiyorsun? 2 senede bir fırının tuğlasının yenilenmesi gerekiyorsa, satışa çıkmadan ‘ben şu tarihlerde bakım yapacağım’ diye duyurursun. Müşteri razı olursa alır, olmazsa almaz ve talepleri ona göre toplarsın veya günlük dağıtım yaptığın inşaat demirini piyasadan satın alır, müşterini mağdur etmezsin. Kendinizi de sütten çıkmış ak kaşık gibi yorumlamazsınız.” Şeklinde açıklama yaptı.

MURAT ORHAN, ASLINDA NE DEMEK İSTİYOR?

Murat Orhan bilindiği üzere yaklaşık 8 yıldır KARDEMİR’de yaşanan haksız rekabet ve uygulamalara karşı bir mücadele veriyor. Konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu görüşlere yer veren Orhan “Bu ve buna benzer uygulamalarla senelerdir Karabük tüccarı ve haddecisi mağdur edildi. Şimdi benim verdiği mücadele daha iyi anlaşılmaktadır. Önce SPK’ya şikayet ettim ve ön alım haklarını durdurdum. Fakat KARDEMİR yönetimi tekrar ön alım hakkını değişik yöntemlerle kendi lehlerine çevirerek haddeci ve tüccarı mağdur etmeye devam ediyorlar.

Ama bilsinler ki o günler çok yakın ve bu uygulamaların tamamı, eninde sonunda çok yakın bir tarihte duracaktır. Bilindiği gibi, KARDEMİR Yöneticilerinin hakkında önceki çalıştığım şirketim ve şahsım adına yaklaşık dört hukuk davasında Karabük yerel mahkemelerinden ‘Ret’ yenilse de, Yargıtay tarafından davamız haklı görüldü. KARDEMİR Yöneticilerinin 2011 ve 2014 yıllarındaki ticaret müsaadeleri iptal edildi. 2013 Yılı Ticaret müsaadesi ile ilgili itirazımız da Yargıtay tarafından haklı görüldü ve Karabük yerel mahkemesinde tekrar dava görülecek. 2015 Yılı ile ilgili de Yargıtay’a itirazımız yapılmıştır.

Elimizde bulunan 2011 ve 2014’ün Ticaret müsaadelerinin iptalinin Yargıtay onamalarını delil göstererek, 2016 yılı için TİCARET MÜSADELERİ ile ilgili Yürütmeyi Durdurma müracaatımız da yaptık ve bu gün yarın kararı beklemekteyiz.” Diye konuştu.

KARDEMİR A.Ş’nin piyasaya teslim etmesi gereken inşaat demiri ile ilgili de şu açıklamaları yapan Murat Orhan “KARDEMİR’in bu tür yanlış satış politikaları, muratorhanpiyasaların KARDEMİR’e olan güvenini her geçen gün daha da sarsmaktadır. KARDEMİR Satış Müdürlüğü SPK’nın ‘Şeffaflık ilkesi ve afaki iyi niyet kurallarına’ uyarak hareket etmelidir. KARDEMİR’deki bir yetkilinin inşaat demiri haddesindeki fırının çökmesi ile ilgili yaptığı itiraf ne acıdır ki KARDEMİR’in kimlere hizmet ettiklerinin en açık göstergesidir.

KARDEMİR’den alım yapıp, ticaretini sürdüren tüccar ve haddeci arkadaşlara tavsiyem; KARDEMİR SPK’ya bağlı bir şirkettir. Bu tür keyfi uygulamalarla ilgili şikayet merciinin SPK olduğunu hatırlatırım.” şeklinde konuştu.

Askerlikte Yenilik! Muayeneyi Aile Hekimleri Yapacak!

Manisa İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Ziya Tay, askerlik muayenelerinin aile hekimleri tarafından yapılacağını, deneme sürecinde pilot il olarak Manisa’nın seçildiğini söyledi.

Dr.Tay, askerlik muayenesinin haziran ayından itibaren pilot il olarak seçilen Manisa'daki aile hekimliklerinde yapılacağını söyledi.

Tay, uygulamanın daha sonrasında ülkeye yayılacağını açıkladı.

Milli Eğitim Bakanlığında Üst Düzey Kadrolar Değişiyor!

Bakanlığında Üst Düzey Kadrolar Değişiyor!

Milli Eğitim Bakanlığında , Bakan değişikliğinden sonra üst düzey kadrolarda değişim başlıyor .

Milli Eğitim Bakanlığında , Bakan değişikliği sonrasında üst düzey kadrolarda değişim başlıyor . Nabi Avcı'nın Kültür Bakanı olmasının ardından ; Milli Eğitim Bakanlığındaki bazı bürokratları kültür Bakanlığına götüreceği haberleri basına yansımıştı.Milli Eğitim Bakanlığında ilk değişim Müsteşar yardımcılarında olacak .

Müsteşar yardımcısı Dinçer Ateş , Kültür Bakanlığına geçecek.

Müsteşar Yardımcısı Hilmi Çolakoğlu ise görevden alınacak. 

 Milli Eğitim Bakanlığında üst düzey görev değişimleri önümüzdeki süreçtede devam edecek gibi...

Konuyla ilgili gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz .

23 Mayıs 2016 Pazartesi

Kazandıkları Paralar Şoke Etti!!

Toplumun ahlakına ve temel değerlerini hedef alan rezil İzdivaç programları Sözcü'de kalem oynatan Pako'nun babası Bekir Coşkun'u bile rahatsız etti. Bozuk saat misali bir yazı yazan Bekir, sunucuların aldıkları paralarla ilgili çarpıcı iddialarda bulundu.


Gündüz kuşağında yayınlanan ve skandalların eksik olmadığı toplumun değerlerini hedef alan izdivaç programlarıyla ilgili iddiaların ardı arkası kesilmiyor. Son olarak konuyla ilgili bir yazı kaleme alan Pako'nun babası Bekir Coşkun, bu programlarda sunuculuk yapan isimlerden Esra Erol'un günlük 150 bin, Seda Sayan'ın 80 bin, Zuhal Topal'ın ise 60 bin lira kazandığını öne sürdü


BU PARAYI BÜYÜK İŞ ADAMLARI BİLE KAZANAMIYOR"


Bu programları yapanların büyük paralar kazandığını belirten Bekir, "Onların kazancını en büyük iş adamları bile bugüne kadar elde edemedi. Bu yüzden birbirleriyle mahkemelik olmuş durumdalar. Kimsenin evlendiği falan yok. Zaten yapımcıların amacı da evlendirmek değil, kavga dövüş yaratıp bıktırıcı tartışmalarla programın izlenmesini sağlamak. Böylesi daha kolay oluyor. Bir kişi evlendi, adam üç ay sonra karısını öldürdü. Şimdi cezaevinde…" ifadelerine yer verdi.

17 Mayıs 2016 Salı

657'nin değişmesi için çalışmalara hız verildi..657'de Neler Değişecek?

Hükümetin 2016 yılı sonuna kadar değiştirmeyi planladığı 50 yıllık memurlar yasası için çalışmalar hızlandırıldı. Sendikalardan tepkiler gelmeye devam etse de Hükümet 657'nin değişmesinde kararlı.

Karar'dan Özgür Kaya'nın bugün ele aldığı habere göre, toplumda devlet memurluğuna güvenli iş imkânı olarak bakılır. 

Yapılacak olan yeni düzenlemede her ne kadar güvenli iş olma imkanı tanınacak olsa da artık memurlar “Kanunlarda belirlenen haller dışında memurluğa son verilemez” maddesine sığınma imkanını yitirmiş olacak.

Son yıllarda memurların çalışma koşullarında ve özlük haklarında (yeterli olmamakla birlikte) pek çok düzenleme yapıldı. Yıllık izin sürelerinin artırılması, ek ödenekler, vekalet ücretleri, ders ücretleri gibi düzenlemelerin yanı sıra engelli kadrolarında da artış gözlenmekte. 

50 yıldan bu yana yürürlükte bulunan yasanın günümüz koşullarına cevap veremediği gerçeğini görmek gerekiyor.

Türkiye’de 2 milyon 500 bine yakın devlet memuru bulunuyor. Sözleşmeli personelle birlikte kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların sayısı 3 milyonu geçiyor. İşçi-memur ayrımını ortadan kaldırıp, tıpkı özel sektörde olduğu gibi hizmet kalitesini artırarak memurların performanslarını yükseltecek, daha hızlı çözüm üretecek bir sistem oluşturulması kaçınılmazdır.

Ne yazık ki, bazı sendikalar her düzenlemede olduğu gibi, karşı çıktıkları 657 sayılı kanun 18. maddesine takılıp kalmaları bunun karşılığında da ortaya çözüm olacak bir öneri sunamamaları amaçlarının ne olduğunu ortaya koymaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki yıldan bu yana üzerinde hassasiyetle durduğu,  görevden alma ve göreve iadelerle ilgili yaşanan sıkıntıların ancak yapılacak olan yeni bir yasa ile mümkün olduğu, devletin içine çöreklenmiş bazı mihrakların temizlenebilmesi ve Kamu’ya ait olan devlet kurumlarının bu kişi veya kişilerden temizlenmesi, devletin işleyişine ve vatandaşın hizmet alma kalitesine önem katacaktır.

KARABÜK KENT MEYDANINDA 150 TABUT KAN DONDURDU

Karabük’te, Cihan Aslan isimli genç ile arkadaşları, şehitlere ve ailelerine armağan etmek için çektikleri ‘Son Nokta’ adlı kısa filmin çekimleri dolayısıyla kent meydanına üzerinde Türk bayrağı bulunan 150 tabut getirdiler. Aslan, “Film izlendiğinde vermek istediğimiz mesaj en doğru şekilde anlaşılacaktır” dedi.

Karabük Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu Cihan Aslan, şehitlere ve ailelerine armağan etmek için ‘Son Nokta’ adlı kısa filmin çekimleri için gönüllü üniversiteli arkadaşlarıyla birlikte kent meydanına 150 tabut getirdi. Maliyeti sponsor firmalarca karşılanan tabutlar üzerinde Türk bayraklarıyla birlikte masalara konularak sabahın erken saatlerinden itibaren filmin çekimlerine başlandı.

Müslüman ülkelere ait bayraklarla tabutların başında bekleyen gençler, anlamlı mesaj verdi. Filmin yönetmenliğini yapan Cihan Aslan, çektikleri kısa filmi şehitlere ve ailelerine armağan etmek için hazırladıklarını söyledi.

Peygamber Efendimizin zamanında yaşanan bir hadiseden yola çıkılarak hazırlanmış bir senaryoyu filmde canlandıracaklarını belirten Aslan, “Film izlendiğinde vermek istediğimiz mesaj en doğru şekilde anlaşılacaktır. Burada alınan görüntülerle değil filmdeki bir bütün olarak vermek istediğimiz mesaj asıl mesajımız tüm dünyaya İslam coğrafyası olarak birlik ve beraberlik içinde olduğumuzu gösteren bir proje.

Gönüllü olarak yaptığımız bir proje. Ahde vefa diyeceğimiz, bu vatan için canlarına vermekten çekinmeyen vatan evlatlarına ve ailelerine armağan vermek istedik” dedi.

Bu sırada kent meydanında bulunan 150 tabutu gören vatandaşlar ise şaşkınlıklarını gizleyemedi.

Haberdata.com Güncel Son Dakika Haberleri